Tarihsel yapılar

Tarihsel yapıların eskimiş bölümlerini, özelliklerini yitirmeden yenileştirme konusunda insanların bir yanılgısı var. Böyle bir işlem “bugünü” de yaşatmak için yapılır ama eskinin izlerini silmeden, bozmadan. Bir de yapıyı insan sıcaklığına kavuşturmak önemlidir. Antalyalı bir teyzeye sormuştum: “Teyze onarım nedir?” “Düşen taşı yerine koyarsın, onarım olur.” dedi. İşte düşen taşı yerine koyabilmek için, o yapının içinde birilerinin yaşaması gerekir. Yapı yalnızliktan hoşlanmaz, onun onarılması şarttır. Ama öyle olmuyor. Örneğin evi yıkıyorlar, yeniden yapıyorlar; tarih bitiyor o zaman.

Öss2007

Aşure olan benzerlikler

İçerdiklerinin benzemezliklerine karşın, bir araya gelişlerinde tat olan karışımın adı bizde aşuredir. Gerçekten de nohutla kuru incirin bir araya getirilişinin mantığı çözülemez; ama, yine de bu karışımdan olağanüstü bir tat alınır. Tıpki aşure gibi, bir araya gelişlerinden güzel tatlar ortaya çıkan insanlar vardir. Aşurenin tadını veren, onu ısıtan ateştir. İnsan topluluklarının bir araya gelişlerinde kaynaşmayı yaratacak ateşin adıysa kültürdür. Kültür ateşinin pişirmediği insan topluluklarının yazgısı, hep salata kademesinde kalmaktır.